DALAKÇI GENÇLİK

Takke düştü

23.04.11

Anasayfa
Yukarı

Köyümüz Dalakçı Gazetesi yazarlarından makaleler

Ümit KÖKSAL

Emekli Başçavuş

TAKKE DÜŞTÜ KEL GÖRÜNDÜ.!?

Ülkemiz bu günlerde Almanyada yapılan bir soruşturma ile bağlantılı olarak Deniz feneri yolsuzluğu ile dini duyguları kullanılarak vatandaşlarımızın paralarının nasıl buharlaştırıldığı gündemi ile çalkalanmakta…

Ergenekon davasının savcısı olduğunu ilan eden Başbakanımız ise bu davaya hiç değinmemekte, çok sıkıştığında ise kararı bağımsız yargının vereceğini beyan etmekte.Alman makamları ise bu davanın Dernek yolsuzlukları ile ilgili olarak bu güne kadar ülkelerinde yapılan en büyük yolsuzluk soruşturması olduğunu bangır bangır bağırmaktalar..

Görüldüğü üzere Dişli Olayı,Deniz feneri vb.ile elbise artık içindekine dar gelmekte ve dikişlerinden patır,patır patlamakta…

Hafızalarımızı bir tazelersek eğer Başbakanın oğlunun milyon dolarlara alıp çalıştırmakta olduğu babasının tarifi ile Gemiciğini ,Unakıtanın oğlunun likit yumurta fabrikasını,nasıl ucuza mısır ithal edip pazarladığını,çocukların düğünlerinde takılan altınları, bunların babanın Mal beyanında nasıl elde edilen gelirlerin kaynağı olarak gösterildiğini, dış gezilerde yasalara aykırı olarak alınan hediyeleri,Suudi kralının Cumhurbaşkanına ve Başbakana verdiği hediyelerin mecliste verilen bunca önergeye rağmen nasılsa halen açıklanamadığını, ATV ve Sabah gazetesinin başbakanın damadının başında bulunduğu çalık gubuna gubun cebinden neredeyse hiç para çıkmadan devlet bankasından aınan krediler ile başka kimse ihaleye girmeden verildiğini,başta maliye bakanı olmak üzere partililer ve yandaşlarınca zaptedilen orman arazilerinin çıkartılacak yasa ile nasıl peşkeş çekilmek istendiğini , önce esrarengiz bir şekilde yanıp sonra yandaşlara Turizm alanı olarak tahsis edilen orman arazilerini, kamuda ve belediyelerde yandaşlara verilen ihaleleri,imar tadilat ve kolaylıklarını vs.hatırlamamak elde değil..

Bunlar tabii ki buzdağının şimdilik görünen yüzü olup görünmeyen tarafında neler olduğunu kimse bilememekte…

Bekleyip göreceğiz…

İddialar üzerine şimdi de burada ki Deniz Feneri derneği ve Kanal-7 Tv yöneticilerinin basın toplantısı düzenleyip gözümüzün içine bakarak bizim Almanyada ki dernekle falan hiçbir bağımız bağlantımız yok demelerini ( Ramazan günü belki de oruçlu ağızlarıyla ) bizim de buna inanmamızı beklemelerini hayretle izliyorum…

Ve el insaf kardeşim diyorum,bunlar bizi düpedüz aptal yerine koymak istiyorlar..

Yo, yoo hayır haksızlık etmeyeyim istemiyorlar koyuyorlar…

Ama aptal değiliz.!?

Her devir kendi zenginlerini yaratıyor..

Başınızı kaldırıp çevrenize şöyle bir bakın ne dediğimi daha iyi anlayacaksınız…

Lüks jeeplere binen,lüks otellerde iş merkezlerinde,sokaklarda boy gösterenlerin profili değişmiş durumda…

Çeşme akarken herkes küpünü doldurma peşinde..

İyi ama bu suyun bolluğu nereden gelmekte kimin malını kime yedirmektesiniz kardeşim…

Çalığa verdiği kredi devlet bankasından içindeki benim param,vatandaşın parası,batarsa ne olacak?

Olan yine vatandaşa olacak ( Geçmişte olduğu gibi.)

Dağıttığı kömür çuvallarının, gıda paketlerinin parası nerden geliyor?

Gerçekten muhtaç,ihtiyacı olanlara mı gidiyor?

Hayırsever partililermi veriyor?

Beleş mi?

Cebinden mi veriyor ?

Hayırr…

Fak Fuk Fondan veriyor…

O nerden alıyor ?

Yine vatandaşın cebinden hepimizden.!? -yardımı alandan dahi- vatandaşın vergilerinden alıp dağıtıyor..

Bu vergiler nedir?

Nerden geliyor?

Senden benden geliyor..

Yaptığımız bütün harcama ve gelirlerden elde edilen kesintilerle oluşuyor.

Telefonla konuşuyorsun vergi ödüyorsun ,benzin alıyorsun vergi ödüyorsun,sigara içiyorsun vergi ödüyorsun,araba alıyorsun vergi ödüyorsun , biniyorsun, iniyorsun, satıyorsun vergi ödüyorsun ...vs.vs.vs…

İşin özü , yani kardeşim sen kimin parasını kime dağıtıyorsun yaa…

Peki bu durum ne yaratıyor ?

Ne yaratacak.!?

Tabiiki,sadaka ekonomisini ve siyasetini .!?

Garibana makarna,kömür,partili yandaş zübüklere ise en yağlı ihale vd.lerinin bol keseden dağıtıldığı bir düzen…

Hoop dur bakalım kardeşim…Kimse demiyor…Diyemiyor…

Sormuyor,sorgulamıyoruz..

Üzerimize ölü toprağı serpilmiş sanki,toplum şaşırtıcı bir kabullenmişlik içerisinde, öylesi bir suskunluk,pısırıklık var ki sormayın gitsin…

Ya herkes hali pür melalinden memnun ya da biz hala Kul fikri ile yatıp kalkma zihniyetinden öteye geçiş yapamamışız.( Genlerimize işlemiş zahar.)

Demek ki bizler M.Kemal’in bize vermek ve benimsetmek istediği kul olmaktan vatandaş olma fikrini benimseyememişiz…Vatandaş olmanın gücünün hala farkında değiliz.

Hazır hızımı almışken Almancılara da bir çift kelam etmek istiyorum -Sözüm meclisten dışarı ,teşbihte hata olmazmış- hadi biz kuluz siz ise vatandaş ve bu hakların değerli olduğu bu fikrin benimsenmiş olduğu ülkelerde yaşamaktasınız...

İnanın sizleri anlamakta güçlük çekiyorum…

Hakkınızı niye yediriyorsunuz ve aramıyorsunuz?

Yıllardır açıkgözler tarafından türlü şekillerde dolandırılmaktan bıkmadınız gitti.. Almanyaya gittiğiniz 60’lı yıllardan beri yolda, belde ,gar da,havaalanında ,içerde, dişarda her yerde her şekilde dolandırılıyorsunuz ,sizi dolandırmak isteyenler ile karşılaşıyorsunuz buna rağmen halen akıllanmadınız gitti…

Sizlere ne demek lazım bilmiyorum…

Kardeşim Kombassan,mombassanı ve benzerlerini ne çabuk unuttunuz.!?

İlla ki birilerine yardım etmek istiyorsanız ,Kızılay var,Yeşilay var,bilinen güvenilir vakıflar var onlara yardım edin.Bir genci okutun ,ne bileyim ya da çevrenizde hiç mi gerçekten yardıma muhtaç insan yok ona yardım edin ne demeye belli bir ideolojiye hizmet eden kişi ve kurumları finanse etmenin bir aracı oluyorsunuz ve bu sahtekarlar tarafından dolandırılmanıza izin veriyorsunuz…



 

Bu zihniyette olduğumuz sürece yarınlarda verecek parası olanlar dolandırılmaya olmayanlarsa uyutulmaya mahkumuz.Çünkü neticede dolandıranlar ile dolandırılanlar aynı değişen bir şey yok, geçen zamanla birlikte sadece yöntemler değişmekte . İlerde aynı kişiler ve benzerleri yarın karşımıza yine farklı bir yalanla gelecekler ve bizler yine dolandırılmaya,uyutulmaya devam edeceğiz,durum bunu gösteriyor…

Maalesef düzen böyle.!?

Düzen böyle demişken bir an yakın geçmiş geldi gözümün önüne..

Batan Bankalar, Bankerler,Horzum olayı,Yeğen Yahya olayı,Davulu delen Jaguar, İski,Ergun GÖKNEL olayı vs.vs tarihimiz neredeyse çeşit , çeşit yolsuzluklarla dolu…

Sağdan, soldan,yukarıdan,aşağıdan nereden bakarsanız bakın iki ucu b..klu değnek, al birini vur ötekine iki ayaklı,dört ayaklı bilumum çeşitlerinden mevcut bir ülke de yaşıyoruz bir çeşit hırsızlıklar imparatorluğu gibi…

Gerçi “ Devletin malı deniz yemiyen domuz.”,”Bal Tutan parmağını yalar” vb. gibi atasözleri bulunan bir gelenekten gelen millet ve evlatlarından daha başka ne beklenebilir ki.!? Demekten de kendimi alamıyorum…



 

Kim olduğunu hatırlamıyorum ama aklımda kalmış..Osmanlıda bir tarihte bir paşa varmış ve sadrazam olmak istiyormuş ( Yani Başbakan ) O devirde bu zat’ın sadrazam olmak için Padişaha ( Yani Devlet başkanına ) para teklif ettiğini ve rüşvet vererek o makama atandığını biliyormuydunuz.!? Rüşvet verip gelen sadrazam sonra ne yapar onu da siz hayal edin artık bir zahmet.

Aslında bu olaylar ilgilenenler için güzel bir tez konusu olur ama bunu üniversite okuyacak bizim çocuklara bırakıyorum.

Tez işini gençlere bırakmak ile birlikte benim yaşlarda olanlar ile bizden büyüklerin anılarını tazelemek , küçüklerin ise bilgi dağarcıklarını zenginleştirmek adına kısa bir - Umarım öyledir - “ Türkiyenin Yolsuzluklar Tarihi “ yazısı yazmak da artık şart oldu gibi…

Gelecek sayılarda görüşmek üzere,hoşçakalın…

Sevgiler…

VatanSEVER

Anasayfa

Stand: 22.04.11