|
|
N0.: 1 Tarih: 29.01.2012
Saat: 16:15
Kaleme alan: RAMAZAN
, ARSLAN
Katıldığı
şehir veya ülke: BURSA/TR.
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Sayın Hacı ERCAN,
Hayata hümanist pencerede
bakmak herbeynin harcı değil.Karacakürt denemenizi
okudum. Tahlillerinize ve yorumunuza katılmamak
için kafatasçı bir anlayışa çanak tutmak
gerek......Kendinden farklı olanı ötekileştirmek
ve yok saymak marifetler arasına girdi.En ufak
çelişkilerinde kılçlarını çekmek ve tarih
sayfasında silmek için fırsat kollayan anlayışlara
inat, karacakürt varlıgına dair katkılarınızdan
dolayı tebrik ediyorum.Geniş bilgiye sahipseniz
paylaşmayı isterim .....saygılar ve
sevgiler....
|
|
|
N0.: 2 Tarih: 11.01.2012
Saat: 21:22
Kaleme alan: hüseyin
, dogan
Katıldığı
şehir veya ülke: mugla
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
'Basın yayın kuruluşları toplumumuzun haber alma
ihtiyacını karşılamaları açısından son derece
önemlidir. Basının işlevlerini yerine getirmesini
sağlayan basın-yayın çalışanları, bu kurumların
isimsiz kahramanlarıdır. Basın-yayın kuruluşları
her alanda bağımsız ve özgür olmaları, haberleri
yorum katmadan, olduğu gibi kamuoyuna aktarmaları
gerekir. Bu nedenle basınımızın topluma karşı
ciddi yükümlülükleri vardır. Tarihin her
dönemindeki bu sorumluluk, içinden geçmekte
olduğumuz süreçte daha fazla önem arz etmektedir.
Denizli Belediyesi olarak bu bilinçle
basın yayın kuruluşlarımızın ve onların
çalışanlarının kutsal bir görevi yerine
getirdiklerini düşünüyoruz. Basın yayın
kuruluşlarımıza ve çalışanlarına her türlü desteği
vermeye hazır olduğumuzu ifade etmek istiyorum. Bu
vesileyle 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü'nde
mesleğe gönül veren tüm gazetecilerimizin, gününü
kutluyorum' Tüm köy gatemizde calısan
dostlarımızın
|
|
|
N0.: 3 Tarih: 06.11.2011
Saat: 19:26
Kaleme alan: yusuf
, köksal
Katıldığı
şehir veya ülke: almanya
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Herkesin Kurban bayramini kutlar,
nice
saglikli ,mutlu ve huzurlu bayramlar dilerim
|
|
|
N0.: 4 Tarih: 06.11.2011
Saat: 13:14
Kaleme alan: hakan
, Bozdağ
Katıldığı
şehir veya ülke: ankara - keçiören
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
tüm müslüman aleminin kurban bayramını kutlar ,
sevdiklerinizle beraber hayırlı bayramlar
dilerim...benden selam olsun herkese
|
|
|
N0.: 5 Tarih: 20.10.2011
Saat: 14:52
Kaleme alan: levent
, bozdağ
Katıldığı
şehir veya ülke: istanbul
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Şehidi uğurlarken - Salih ÇELİK
Bıçak
kemiğe dayandı,intikamları alınacak,Allah helak
etsin gibi laflarla yine unutulacak ve
unutturulacak 24 vatan evladının şehit haberleri
ile sarsılıp duruyoruz 2 gündür...ne olacak?
Ağlayan çocuğa emziği açılım ayağıyla
verdik...daha dönüş yok...lakin demem o ki apo
itini içeriden çıkartmayın da ne ederseniz edin be
kahrolasılar!!! Aşağıdaki şiir de ŞEHİTLERİMİZE
gitsin...
Yine bugün…
Alabildiğine sevdalı esiyor rüzgar,
Esebildiğince deli.
Yağmur bardaktan
boşalırcasına yağıyor;
Dolu,dolu...
Buram,buram kokuyor toprak.
Hüzünler
yaprak yaprak açıyor.
Bugün;
Bütün
çiçekler mahzun,
Yapraklar yeşilliğince ürkek
şimdi.
Artık bulutlar özlem yüklü,
Yürek yeni hasretlere gebe.
Eritmedi
Mehmed’im,
Eritemedi hasreti,üşüyen
yüreğinde.
Belki bu son çıkışıydı evden,
Anacığını son öpüşüydü;
Son sarılışıydı
babasına belkide.
Bir damla düştü
toprağa
Bir kan aktı inceden ince
Bir
kan aktı sıcakmı sıcak.
Bir el sarıldı
bayrağa
Şehit, şehit koktu topraklar,
Çiçekler şehit, şehit açtı
Şehit,şehit
yeşillendi yapraklar.
O...Ölümün en
kutsalını seçmişti
En delikanlısını sevdanın.
En güzeli için dövüşmüştü bayrağın
En
şereflisi için davanın.
Dedim ya...
Düğünü var Mehmed’imin birazdan
Görür gibiyim saf,saf olduklarını Meleklerin
Görür gibiyim hazır
beklediğini...
Cennetin....
Şehidi uğurlarken - Salih ÇELİK
|
|
|
N0.: 6 Tarih: 28.09.2011
Saat: 20:38
Kaleme alan: Hakan
, BOZDAĞ
Katıldığı
şehir veya ülke: Ankara - Keçiören
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Al bir selam ver merhaba
Gücenme hey sofi baba/Biz âşığız kör değiliz/Al
bir selam ver merhaba/İkiliğe yâr değiliz.
M.Şerif
Yaşanan bir hadiseyi konu alan sohbeti,
okurlarımla paylaşmak istedim. Almanya’da
fabrikada çalışan vatandaşımız, patronundan izin
ister. Cevap olumsuzdur. Kapıyı ikinci çalışında
da “yoğunluktan dolayı talebeniz kesinlikle
kabul edilmemiştir” yanıtıyla eli boş döner.
Israrında devam edince “bütün hakların iptal
edilebilir” sözü karşısına dikilir. İş
sahibi Hans; gurbetçimizi odasına çağırarak
inadının manasını sorar. Bizimki içindeki iman
ateşini saklayamaz.
”Müslümanlar
için kutsal yolculuk sırası gelmiştir, benim de
şükür imkânlarım var, ibadetimi yapmak üzere
niyetlendim ve hazırlıklarımı ona göre ayarladım;
bu uğurda başıma ne gelecekse razıyım”
deyince, işverenin yüzüne tebessüm dalgaları
yayılır. Açıklamalardan hoşnut olan Hans,
“peki, fakat bir arzum vardır, yerine
getirirsen eğer, döndüğünde makinen seni bekliyor
olacak, bahsettiğin topraklara ulaşınca
Peygamberiniz Muhammed’e benden selam söyle
emi!” diyerek gerekli vizeyi
onaylar.
Hemşerimiz hac
farizasını tamamlarken üstündeki emaneti sahibine
iletir. Hacı, vatana döndüğünde Hans’ın bir
hafta önce kelimeyi şahadet getirip, Müslüman oluş
muştusuna yüreğinde sığdıracak yer
bulamaz.
Bazıları “selam
ağası mı oldun yahu?” lafazanlığı
yapadursunlar, içinde Allah’ın adı/
rahmeti/bereketi ve merhameti saklı bulunan bu
kelimeler, dost sohbetlerinin, samimiyetin
anahtarlarıdır.
Yürüyenin/durana, ayaktakinin/oturana, yokuş
inenin/çıkana/kapalı yere girenin önce davranması
gibi incelikleri de ayrı güzelliktir.
Bozok Yaylası’nın“ağ gelin
oturmuş taşın üstüne/taramış kekili kaşın
üstüne/bir selamın gelmiş başım üstüne/ağ yârim
sürmelim, sevdiğim” bozlağı ile Serhat
Kars’ımızın ”feleğin ocağı
bata/bindirdi ayarsız ata/selam söyle
Hürüzat’a/de gelecek cuma günü/ ezgisinde
yerini aldığı gibi ve saymakla bitmeyecek
örnekleri gibi.....
Salsana
Allah’ın selamı kesilmez
kuldan
Haftada olmazsa ayda
salsana
İsimsiz olsa da bilinir
puldan
Zarfların içine koy da
salsana
Sanma ki bu akıl seven
aklıdır
Vicdansıza kimse demez haklıdır
İçinde Allah’ın adı
saklıdır
Perişan halimi duy da
salsana
Yemin etme gülüm boşu
boşuna
Bu bencillik kimin gider
hoşuna
Yükleyiver garip huma
kuşuna
Teleği başına say da
salsana
Yaptığı
hatayı fark eder insan
Severse sevgiye
gark eder insan
Bir defa ahtını terk eder
insan
Sıyrılıp sözünden cay da salsana
Lütfedip haberin gelirse
şayet
Makbule geçecek makbule
gayet
Son nefeste gelse etmem şikâyet
Özcan’ım vermeme fayda
salsana
Kırılmaz inada doy da
salsana
yukardaki yazı
alıntıdır
|
|
|
N0.: 7 Tarih: 10.09.2011
Saat: 18:33
Kaleme alan: SÜLEYMAN
, ARICAN
Katıldığı
şehir veya ülke: İZMİR
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
SEYFE KÖYÜ MUHTARI ŞABAP İLE AYNI KÖYDEN HÜSEYİN
TOPÇU KIRŞEHİR MAL PAZARINDA GEZERKEN DALAKÇILI
KASAP MEHMETALİ İLE KARŞILAŞIRLAR.MEHMET ALİ "YO
SEYFELİLER NEGEZİYOGUZ"DER SEYFELİLERDE YAHU
MEHMETALİ KÖYÜMÜZE BEYLİK BOĞA ALACAAK BİLDİĞİN
YERDE VARMI ?DİYE SORUNCA MEMETALİDE YAHU BENDEN
İYİ BUVAMI OLUR BEN KÖYÜNÜZE BUĞA OLUM"DEYİNCE
SEYFELİ HÜSEYİN TOPÇU BU ESPİRIYE İÇERLER VE
CEVABI PATLATIR.YAHU MEMETALİ SEN BOYNUZLUSUN BİZ
KÖYÜMÜZE KÖLÜK (BOYNUZU OLMAYAN) BOĞA ARIYOK
DER.ETRAFTAKİLER ULA MEMETALİ NABACADIN DEDİĞİNİ
DEDİN AMA DUYDUĞUN DAHAMI İYİDİ DERLER GÜLÜŞEREK
DAĞILIRLAR..
|
|
|
N0.: 8 Tarih: 31.08.2011
Saat: 22:16
Kaleme alan: hüseyin
, doğan
Katıldığı
şehir veya ülke: mugla milas
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
TÜM DALAKCI HALKININ RAMAZAN BAYRAMINI KUTLAR
YÜZÜNÜZDEN GÜLÜCÜK YÜREGİNİZDEN SEVGİ EKSİK
OLMASIN SİBEL HÜSEYİN DOĞAN MUGLA MİLASTAN KUCAK
DOLUSU SEVGİLER
|
|
|
N0.: 9 Tarih: 31.08.2011
Saat: 22:04
Kaleme alan: hüseyin
, dogan
Katıldığı
şehir veya ülke: mugla milas
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
1 Eylül “Dünya Barış Günü” KUTLU OLSUN
Çok sayıda önemli ve anlamlı kavramın
başına gelen “1 Eylül Dünya Barış
Günü”nün başına da gelmiş.
Zamanla
ortaya çıkan dönüşüm bu güzel günün savaş
makineleri ve terör odaklarınca kullanılır
olmasıyla sonuçlanmış. Durum böyle olunca da
kitlelerin bu etkinlikten uzaklaşmasını anlayışla
karşılamak gerek!
Ama, bu güzel ve
dünyamızın önde gelen gereksiniminin adı da olan
günü bizlerin de sahiplenmesi
gerekiyor!
Unutmayalım!
Mustafa
Kemal Atatürk de işi askerlik olmasına karşın önde
gelen bir barışçıldır.
“Yurtta
barış, dünyada barış!” sözü
barışseverliğinin önde gelen
kanıtıdır.
Hekimlik ve elbette onun
öznesi olan hekimler yaşatmayı temel amaç
edindiklerinden “barış” onların bu
hedefine varmasında da önemli bir gereklilik.
Ancak, hekimler bu kavrama yaklaşımda özenli olmak
zorunda.
“Barış” adına
durdukları yeri iyi irdelemeli; bilerek ya da
bilmeyerek olumsuz odakların aracısı konumuna
düşmemeli hekimler ve onların
örgütleri.
“Barış”ın, terör
odaklarına bırakılmayacak kadar ciddi bir kavram
olduğu da böylelikle ortaya çıkmış
olmaktadır.
“Dünya Barış
Günü” bu bilinçle kutlu olsun!
|
|
|
N0.: 10 Tarih: 30.08.2011
Saat: 13:48
Kaleme alan: Tevfik
, Genc
Katıldığı
şehir veya ülke: Almanya
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Ramadn Bayraminin Tum insanlar icin Bayram
Havasinda gecmesini diler ,Tüm es dost ve
akrabalarin bayramini en icten dileklerimile
kutlar, nice mutlu bayramlar dilerim
Tevfik
Genc ailesi
|
|
|
N0.: 11 Tarih: 24.08.2011
Saat: 22:18
Kaleme alan: ahmet
, köksal
Katıldığı
şehir veya ülke: kırşehir
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
AYSE VE NETİCE HALAMA SELAMLAR
|
|
|
N0.: 12 Tarih: 24.08.2011
Saat: 07:29
Kaleme alan: Mustafa Tosun
, ÖZDEMİR
Katıldığı
şehir veya ülke: KAYSERİ
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Halit emmi..
Büvelek (büğnelek) öksüz
kaldı...
Ali yetim kaldı...
Turgut'un
kamyonu (Thames) muavinsiz kaldı...
Dalakçı
köyü sensiz kaldı...
....
Allah'dan
rahmet, ailesine , yakınlarına ve sevenlerine baş
sağlığı dilerim...nur içinde yatsın....
|
|
|
N0.: 13 Tarih: 22.08.2011
Saat: 17:14
Kaleme alan: hatice
, genç
Katıldığı
şehir veya ülke: urla izmir
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
halit emmiye allahtan rahmet ailesine sabır ve
başsağlığıdileriz
|
|
|
N0.: 14 Tarih: 20.08.2011
Saat: 21:17
Kaleme alan: Mehmet
, Köksal
Katıldığı
şehir veya ülke: Biberach/Almanya
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Merhum Halit köksalana Allahtan rahmet , Ailesine
ve yakinlarina bassagligi diliyorum acilarini
paylasiyoruz...
|
|
|
N0.: 15 Tarih: 17.08.2011
Saat: 22:56
Kaleme alan: Hakan
, BOZDAĞ
Katıldığı
şehir veya ülke: ANKARA - Keçiören
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Hanımın Çiftliği'nde yatıp kalkıyorduk. Ekonomimiz
gibiydi çiftlik de. İki pamuk toplayan görmedik
çiftlikte ama yiyen, içen çoktu maşallah. "Aşk-ı
Memnu"nun Adnan Bey'ini dert ettik günlerce. 3.
sayfaya haber olacak namussuzluklar için 'Allah
Korusun' diye kulağımızı tutup tahtaya 3 kez
vurmadık bile. Vurmak bir yana gözyaşı döktük
büyük gördüğümüz aşklara.
"Hürrem"in
Mahidevran kavgasında pozisyon aldık. Kimi zaman
Sırp mı Rus mu bilinmez Hürrem'den yana olduk,
kimi zaman Kanuni'nin Manisa'dan sevdası
Mahidevran'dan yana. Memlekette neler oluyor cevap
bulamadık ama Kavak Yelleri'nin aşk
labirentlerinde dolanmayı pek ala becerebildik.
Kapalı kapılar ardında dönen dolapları göremedik
de "Asmalı Konak"ın bütün odalarını
ezberledik.
"Yaprak Dökümü" film değildi
aslında. Sararıp solduğumuzu fısıldıyordu.
Geleceğimizi teslim ettiklerimizden kimin eli
kimin cebinde bilemedik de Ali Rıza'nın kızlarının
her anına vakıftık maşallah. Unutulmaz yalanlarla
kandırdık "Binbir Gece Masalları"nda.. Bilmem kaç
yüz bin dolarlık ahlaksız teklifi bugün bile
unutmadık hala.
Ekran başı serüvenimiz
devam ediyor, edecek de lakin gerçek serüvenimize
yabancıyız hala. "Kurtlar Vadisi"nde kurtların
değil de hırtların olduğunu da anlayamadık bir
türlü. "Öyle bir geçti ki zaman", Ali Kaptanın
bile haberi yoktu geminin su aldığından. Sonunda
''Küçük Bir Sır''la başbaşa kaldık...
Her
sesi duyduk, Her yüzü gördük, Her öyküyü
ezberledik, Peki Silah Seslerini yakından duydunuz
mu? Survivor değil o dağlardaki hayatın ta
kendisi.
Nihat Doğan gözleri olamayan
solucanların gözlerinden mana çıkardı biz hala
anlamaya çalışıyoruz olan biteni. Anlamak için
dinlemek, dinlemek içinde söz şart, söz içinde
ses.
O çocukları uğurluyoruz şimdi,
Onların derdi Mahidevran'ınkinden büyük, Adnan
Beyinkinden de. Hürrem çok mutlu gerçek hayatta
hiç dert etmeyin. Adnan beyin yeğeni yeni
sevgililer buluyor. Cemile'nin de bodrum
sahillerinde keyfi yerinde diyecek yok. Ali Kaptan
da Göcek Koylarında yatta tatil
yapıyor.
Unutamadıklarımızda sorun yok
anlayacağınız. Ateş unuttuklarımızın ocağında.
Demem o ki hiç değilse bu aralar sezon finalleri
yapılmışken hatırlayalım gerçek hayatımızı. Onlar
filmlere başlarken mola verdiğimiz gerçek
hayatımızı bari onlar mola vermişken filmlerine.
Hatırlayalım!.. Evlatlarımız gidiyor ve giden
evlatlarımız aldıkları her nefesle de hatırlanmayı
hak ediyor. Vadinin Çakırı için cenaze töreni
düzenleyen Türkiye'm unutma! Öyle bir geçer zaman
ki, bu küçük sırlarla baş başa kalırız.
------------köşe yazısı
|
|
|
N0.: 16 Tarih: 30.07.2011
Saat: 20:58
Kaleme alan: Günel
, Erdem
Katıldığı
şehir veya ülke: Salzgitter
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Merhabalar,
Sevinc ve Mehmet,
yeni ferdi
ile biraz daha büyüyen ve güclenen ailenizi
tebriklerimi iletir, kücük Köksal`a da saglikli
mutlu, huzurlu ve yasadikca sevecegi bir yasam
dilerim.
Sevgiler
Günel
|
|
|
N0.: 17 Tarih: 29.07.2011
Saat: 23:44
Kaleme alan: Adem
, Bozdag
Katıldığı
şehir veya ülke: Düsseldorf
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Canakkaleyi gezerken...her oyukta bir hikaye
yazmaktadir. KINALI HASAN ile olani oraya öyle
yazilmiski....onu okuyan herkes benim gibi topragi
avucluyordu...
Internette aradim
buldum...sizin ile paylasmak istedim.
Canakkale’de şehit olan askerlerimizden
Yozgatlı Hasan’la ilgili. Yozgatlı
Hasan’ın lakabı da “Kınalı
Hasan” olmuş
Çanakkale’de.
KINALI HASAN DESTANI.
(Yazar:
Hasan, Yozgat ilinin Sorgun
kazasına bağlı Kara Yakuplar köyünden… Daha
bıyıkları terlememiş bu delikanlı, kendisi gibi
gencecik arkadaşları ile beraber yayan yapıldak
yürüyerek Yozgat’tan çıkıp
Çanakkale’ye ulaşmışlar. Burada 64. Piyade
Alayı, 1. Tabur, 2. Bölüğe intisap edip çakı gibi
Mehmetçik olmuşlar. Zaten taburlar, alaylar
Çanakkale’de eriyip bittiği için cepheye
gelen gönüllülere şiddetle ihtiyaç
vardır.
İkinci bölüğün komutanı Yüzbaşı
Sırrı Bey, askerlerini savaşa hazırlamak için
onların talimlerinden boş kalan istirahat
anlarında onlarla tanışıp konuşmaya başlardı.
Böyle bir vakitte Yüzbaşı Sırrı Bey, Yozgatlı
Hasan’la da tanıştı. Hasan’ın
başındaki kına Sırrı Bey’in dikkatini çekti.
Cepheye gelen askerlerin sağ ellerinde, sağ elinin
üç parmağında ya da sağ ayağının parmaklarında
kına görmeye alışıktı Sırrı Bey ama baştaki kınayı
ilk defa görüyordu. Hasan’a bunun mânâsının
ne olduğunu sorduğunda Hasan utandı, üzüldü ve
dedi ki komutanına:
-Komutanım, buraya
geleceğim vakit anam yaktı bu kınayı. Ben de niye
diye sormadım.
Sırrı Bey:
-Öyleyse bir
mektup yaz da sor bakalım, biz de öğrenmiş
olalım.
Hasan:
-Ben yazı yazmasını bilmem
ki komutanım.
Sırrı Bey:
-Öyleyse sen
söyle bölük yazıcısı yazsın köyüne, bakalım ne
cevap gelecek?
Hasan:
-Baş üstüne
komutanım.
Bir istirahat anında bölük yazıcısı
Hasan’ın yanına gelir. Hasan söyler, o
yazar. Selam kelamdan sonra Hasan, bulunduğu yerin
güzelliğinden, çiçeklerin kokusundan,
arkadaşlarının dostluğundan, komutanının tatlı
dilinden bahsettikten sonra, konuyu kınaya
getirir.
-Anacığım, kumandanım saçımdaki
kınayı sordu, ben bilemedim. Arkadaşlarımın
arasında mahcup oldum. Kardeşlerimi askere
gönderirken sakın onların saçlarını kınalama.
Onlar benim gibi mahcup olmasınlar. Kınanın bir
mânâsı varsa bildir de kumandanıma
söyleyeyim.
Mektup Yozgat yollarına çıkar.
Cevap gelir mi gelmez mi, anasına ulaşsa okur mu,
okutur mu belli değil. Lakin Çanakkale’de
sırtlan gibi saldıran düşmana karşı koymak lazım
geldiği için ihtiyat kuvvetlerinin fazla
bekleyecek zamanı yoktur. 2. Bölük de savaşın en
çetin alanlarında görev yapar. Bu öyle bir harptir
ki, dünyada eşi benzeri olmayan bir vahşet
yaşanmaktadır. Anadolu’nun kınalı koç
yiğitleri, ellerindeki kıt imkanlarla, adeta etten
bir duvar örüp düşmana geçit vermeden namusları
için, vatan için buruşmaya başlamışlardır. Bu ateş
cehenneminde nice kınalı koç yiğitlerimiz,
körpecik delikanlılarımız şehit olmakta,
Avrupalının kan içen canavar makineleri, gemileri,
topları Gelibolu’yu bir kan gölüne
çevirmektedir.
Aradan iki ay geçmiştir. Bir
gün Yüzbaşı Sırrı Bey’in bölük karargahına
birkaç mektup ulaşmıştır. Yozgat’ın Sorgun
İlçesi Kara Yakuplar köyünün köy katibi mektubu
Hasan’ın anasına ulaştırmış ve anasının
söylediklerini de yazıp cepheye yollamış. Mektup
da anası şunları yazmış:
“Yavrum,
Hasanım, Kınalı Kuzum,
Mektubun geldi, sanki
dünyalar benim oldu. Köy katibi okudu, ben
ağladım. Kumandanını pek sevmişsin, ne güzel! O
senin babının yarısıdır. Sakın ola yavrum
kumandanının emrinden çıkma, önünden aykırı geçme.
Ateşe bas dese basasın yavrum. Kars’tan,
Siirt’ten, Adana’dan, Uşak’tan
arkadaşların olmuş. Birbirinizi çok sevip iyi
geçinirmişsiniz. Elbette öylesi yakışır yavrum.
Onlar senin dünya ahret hakiki kardeşlerindir.
Sakın onları incitme yavrum. Südümü sana helal
etmem. Kumandanın saçındaki kınayı sormuş. Bunda
bilmeyecek ne varmış ki yavrum? Bizim burada Allah
için kurban seçilen koçların başını kına ile
süslerler. Ben de dört kardeşin içerisinde en çok
seni sevdiğim için seni Hz. İsmail’e kardeş
seçtim. O da kurban edilmek istendiğinde
kınalanmamış mıydı? Yavrum, kıyamet günü, mahşer
yerinde, o kına senin işaretin olacak, o
kalabalıkta seni kolayca bulacağım. Aha işte benim
kınalı kuzum da burada deyip seni bağrına
basacağım.
Anan Hatçe”
Sırrı Bey,
iki gözü iki çeşme mektubu okur. Sonra posta erini
çağırır.
-Şu Yozgatlı Kınalı Hasan’ı
bulun bakalım. Mektubunu ona ben okuyacağım, onun
okuması yoktu.
Çok geçmez posta eri geri
döner.
-Kumandanım Hasan bir hafta önce
Arıburnu’ndaki şiddetli muharebede
Hakk’a yürümüş.
Sırrı Bey, orada göz
yaşarı içerisinde yana yakıla bağırmaya
başlar:
- Bilmeliydim, bilmeliydim.
Kurbanların kınalı olması gerek. Bu yiğitlerin
hepsi de kınalı… vatana kurban seçilip
gönderildiler. Bunların hepsi de kınalı kuzu,
hepsi de Hasan gibi… Bilmeliydim,
bilmeliydim
KINALI HASAN
Bir gün içtima etti, Sırrı Bey
askerini,
Tanımak istiyordu yeni gelen
erini.
Tekmil verdi tüm alay, okudu
künyesini,
Saçı kınalı bir asker çekmişti
ilgisini.
Sorgun Karayakup’tan
Hasan künyeyi saydı,
Saçının sağ tarafı baştan
başa kınaydı.
Oğlum dedi Sırrı Bey senin
saçın kınalı,
Boşuna değil elbet, bir anlamı
olmalı.
Bilmem dedi Hasancık, anam yaktı
gelirken,
Vakit yoktu sormadım, yola çıktık
çok erken.
Merakıma muciptir, ben de
bilmek isterim,
Annene mektup yaz da, ondan
bir dinleyelim.
Yazıcıyla oturup, bir
mektup pulladılar,
Sordular “Bu kına ne
?” Yozgat’a yolladılar.
“Komutanım sordu da, anlamını
bilmedim,
Neden yaktın kınayı, ben cevap
veremedim.
Kardeşlerime yakma, onlar
mahçup olmasın,
Benim kınam kafidir, onlar
kınasız kalsın.
Saçımdaki kınanın,
sebebini yazıver,
Komutanım merakta bana hemen
cevap ver!”
Günler aylar geçti de
Yozgat’tan ses çıkmadı,
Günlerce savaş
oldu, düşman kana bıkmadı.
Bomba yağdı
göklerden, dağ-taş ateşe yandı,
Aylar mart,
nisan derken ağustosa dayandı.
Çadırda
birkaç mektup, dikkatini çekmişti,
Alan
olmamış oysa on gün önce gelmişti.
Kimin
acep diyerek bir tanesini açtı,
Okudukça
mektubu benzinin rengi kaçtı.
“Yiğit koçum Hasan’ım kınalı
kuzum benim!
Muhtargil çok meşguldü, geç geldi
yazın senin!
Kumandan baban demek, onu
hayra yormuştur,
Kınan elbet işaret, onun için
sormuştur!
Gelibolu tutuşup nara yandığı
zaman,
Dört kardeş arasından seni seçtim ben
kurban!
Kurban kınalı olur, yünü boynuzu
ile,
Kınaladım ben seni, benzedin
İsmail’e !
İstedim mahşer günü , o
saçından bileyim,
Vatan için bir kurban, ben
de verdim diyeyim!”
Yaş doldu
gözlerine, okudukça ağladı,
Hatçe Ana mektupla
yüreğini dağladı!
Sırır Bey emir verdi
“Hasan’ı bulun”
dedi,
Okuyayım mektubu, gelsin dinlesin
kendi!..
Çok geçmedi geldiler, aramaya
gidenler,
On gün önce Yozgatlı, ŞEHİD olmuş
dediler!
Mektubu görmeden , o Hakka
yürümüştü!
Akşama dek dövüşüp çok düşman
öldürmüştü!
Hazreti İsmaille buluştular
Cennet’te,
Bizden dua bekliyor, o şimdi
ahiret’te!..
Emanet kaldı mektup,
öptü koynuna soktu,
El-Ayağı kınalı kurbanlık
yiğit çoktu.
Bildim dedi kınayı, kutlu
ana sen sağ ol!
Mehmetçik kurban demek,
cennete gider bu yol!
Bütün alay yaş
döküp, Hasan’ı yad ettiler,
Boru çaldı
cenk vurdu, siperlere gittiler!...
Yazar:
Salim Dag
|
|
|
N0.: 18 Tarih: 27.07.2011
Saat: 22:30
Kaleme alan: Hakan
, BOZDAĞ
Katıldığı
şehir veya ülke: ANKARA - Keçiören
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
............DALAKÇI gazetesi sayı 2 (1 Temmuz
1976)
GURBET - ALMANYA
Postacı
hızlı hızlı çıktı bayırı. Alışktı bu sokaklara,
yinede tereddüt ett, bilememişti Mehmet Garib'in
evini. Arkasına takılan çocuklara
sordu.
- Bura mı lan Mehmet'in evi
- He dedi çocuklar. Havludan içeriye
daldı postacı, ilk karşısına çıkan Mehmed'in
garısı olmuştu.
- Mehmed nerde bacı?
Gözünüz aydın gidiyo Alman'a kağıdı çıkmış onu
getirdim. Dedi postacı. Nasıl sevinmişti kadın,
postacının sözünü bitirmesini beklemeden çığlık
çığlığa bağırdı nerdeyse... Ver ben alayım
gulağına dedi. Postacı tavuğu almadan vermedi
Mehmed' in kagıtlarını karısına. Bayram vardı o
akşam Mehmedin evinde Gözü aydına gelmişti gonu
gomşu, Muhanete muhtaç olmaktan kurtulacak, bol
parası olacak çoluk çocuğu elin eline bakmıyacaktı
gayri Mehmedin.
Aklına birşey
takılıyordu, ya muyanede gaybederse, ya çüruk
çıkarsa, olur ya işte bu kötüydü hemide çok
kötüydü içine bu düşünce ok ğibi saplandı, muyane
günü gelene kadar gözüne bir direm uyku girmedi,
birşeyi de yoktu ya Mehmed'in. Gavur doktoru çok
inceliyormuş, herkes öyle diyordu. Ne olur ne
olmaz diye düşündü. Ah bir adamını bulabilseydi.
Bunların para yediğide oluyormuş faizli olsun tek
parayı bulabilseydi bari.
Parayı bulmuştu
Mehmet ğitti lstanbul'a korktuğu başına gelmişti,
sidiği bozuk çıkmıştı. Tabi beş bini verince
demir ğibi oldu Mehmet Köye döndüğunde bunu
yanlız karısına söyledi ve onuda
tenbihledi.
- Sakın kimseye söyleme yoksa
garışmam. dedi.
Nedemekti çürük
çıkması.
Verilen günde bitmişti, artık.
Çantası hazırlandı bir gün evvelinden. 0 gece
ğeçmek bilmedi. sabahlar olmadı, sanki gün
doğmuyacak gibiydi bugün.
Çoluk çocuk,
gonu, komşu hep vedalaşmaya geldiler minübusün
yanına. Hepsiyle ayrı ayrı vedalaştı, helallaştı.
Arabaya binerken karısına baktı ağlıyordu. Daha
3-5 yıllık evliydiler, ama işte onları muhanet
ayırıyordu. Mehmet garısının ağlıyacağını hiç
tahmin etmemişti, bi hoş oldu, burnunun direği
sızladı, sonra yutkundu. erkeklige yakıştıramadı,
herkesin gözü önünde aglamayı, ğöz yaşlarını kor
tanesi gibi içine akıttı, Mehmet, Araba yürürken
son kez baktı garısına, dülbetinin ucuyla
gözlerini siliyordu garip.
Günler, aylar,
yıllar geçti aradan. Mektup hasreti, özlemi
dindiremiyordu. Gelseneye kadar daha çok
vardı.
Alman'ın parası çok ama gurbetide
o kadar zordu. lşten gelince yemek, çamaşır sonra
birkaç hemşeriyle dertleşmek. Günler uzayıp
gidiyordu. Çoluk, çocuk, avrat, köy burcu burcu
tütüyordu Mehmedin burnuna.
Hele dünkü
gelen mektup Belki Onuncu seferdi okunduğu.
Dayanamadı yine açtı.
- Mehmet! mektubunu
aldım. Çok sevindik, güçcük ğız durmadan resmini
öpüp, babam diyo, benim babam diyo. Dün söğtlü
bağa gittim heç aklımdan çıkmıyon, bağ hozan galdı
ya içim sızlıyo, bida bırakmam seni. Dün gene
uyuyamadım, döndüm durdum yatakta, sabahlar
olmuya, günler geçmiyo sensiz
Memedim.
Sen benim evimin direği,
dayanağım, erkeğim, dünyadaki tükel (tum)
varlığımsın. Günlerimi sana söyledigim Türkürle
dolduruyom
........................................
.....................Devamı gelecek
sayıda
|
|
|
N0.: 19 Tarih: 15.07.2011
Saat: 14:37
Kaleme alan: Hakan
, BOZDAĞ
Katıldığı
şehir veya ülke: ANKARA - Keçiören
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Tüm islam aleminin kandilini kutlar, herşeyin
gönlünüzden geçtiği gibi olmasını temenni ederim.
. . Kandiliniz mübarek olsuN , benden selam olsuN
. . .
|
|
|
N0.: 20 Tarih: 15.07.2011
Saat: 14:22
Kaleme alan: Hakan
, BOZDAĞ
Katıldığı
şehir veya ülke: ANKARA - Keçiören
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Diyarbakır'da 13 şehit.. 13 göz kapandı hayata..
13 ananın hıçkırıkları karıştı toprağa... 13 baba
daha ağladı evladının musalla taşının etrafında...
terörü destekleyen , yapan , yaptıran tümünün
Allah belasını verir inşallah
|
|
|
N0.: 21 Tarih: 17.06.2011
Saat: 22:02
Kaleme alan: HASAN
, TOSUN
Katıldığı
şehir veya ülke:
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Sevinç Acelelin zamansız vefatı beni derinden
üzmüştür.Merhumeye Allah rahmet eylesin Topragı
bol olsun.Mahmut kardeşimin ve tüm yakınlarının
başı sagolsun.
|
|
|
N0.: 22 Tarih: 05.06.2011
Saat: 09:16
Kaleme alan: Nami
, Sahin
Katıldığı
şehir veya ülke:
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Hakkın Rahmetine Kavuşan Behiye Ebeme Yüce
Allah’tan Rahmet ,
Genc Ailesine
sabırlar diliyorum.Başınız sağolsun.
Yeri Nur
Mekanı Cennet olsun.
|
|
|
N0.: 23 Tarih: 04.06.2011
Saat: 21:55
Kaleme alan: Tacettin
, Sapmaz
Katıldığı
şehir veya ülke: Çankırı
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Behiye Genç e Allahtan rahmet kederli ailesine baş
sağlığı dilerim
Tacettin Sapmaz
|
|
|
N0.: 24 Tarih: 02.06.2011
Saat: 14:30
Kaleme alan: Hakan
, BOZDAĞ
Katıldığı
şehir veya ülke: Ankara - KEÇİÖREN
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Behiye ebeye Allah'tan rahmet kalanlarada sabır
dilerim.mekanı cennet olsun
|
|
|
N0.: 25 Tarih: 01.06.2011
Saat: 15:07
Kaleme alan: RAMAZAN
, ARSLAN
Katıldığı
şehir veya ülke: BURSA
» e-Mail adresi »
Internet sitesi
Ölenlere ALLAH' tan rahmet, kalanlarada sabır
diliyorum.
|
|
|