|
SELAMÜNALEYKÜM
LEYDİ. . . !
Yaşamımızın bir parçası olan ve her tür zor işlerimizde
kullandığımız hayvanların bizlerden beklediği pek çok şey yok; bir damla
sevgi bekliyorlar sadece. Onlarsa karşılıksız hizmet ve sevgi veriyorlar .
Hayvanları Koruma Dernekleri 1931 yılında toplanarak 4
Ekim gününü Dünya Hayvan Hakları Günü olarak ilan etmişler. 21 Eylül
1977’de de uluslararası Hayvan Hakları Birliği’nin Hayvan Hakları
Bildirgesi’ni kabul etmişler.
Okuyalım bakalım. Bir bölüm;
Bütün hayvanlar yaşam önünde eşit doğarlar ve aynı varolma
haklarına sahiptirler.
Bir hayvan türü olan insan, öbür hayvanları yok edemez. Bu
hakkı çiğneyerek onu sömüremez. Bilgilerini hayvanların hizmetine sunmakla
görevlidir. Bütün hayvanların insanca gözetilme, bakılma ve korunma hakları
vardır. . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . . .
. . . . . . . . . . . . . . . . . .
Hayvanlardan, insanların eğlencesi olsun diye
yararlanılamaz. İnsanların yanına aldıkları bütün hayvanlar doğal ömür
uzunluklarına uygun sürece yaşama hakkına sahiptir.
Ne diyorsunuz. ?
Eşek kuyruğu, köpek kulağı kesen, yılkı atları salan,
sapanla kuş vuran, trolle balık avlayan, fare yakan, arı tütsüleyen, dana
boynuzu kıran, velhasıl içindeki işkence canavarının zehirlerini hayvanlara
akıtan insanlardan, uygarlık düzeyi yükselmiş, çağdaş insanlar yaratmak uzun
zaman alacak gibi görünüyor değilmi. ?
Havladıkları, kişnedikleri, mööledikleri zaman ne kadar
aptal hayvanlar diyoruz. oysa onlar da bizim konuştuğumuz kadar konuşuyorlar
ve herhalde biz de onlara aptal görünüyoruz. _ Rebecca Mc Caan_
Bir anı;
Burası her türden insanın çeşitli nedenlerden uğrak yeri
olan bir dernek lokali. Bir görevlisi, altı yedi masası, otuz kadar da
sandalyesi var.
Kimi birasını yudumluyor, kimi tavla, okey oynuyor. kimileri
de sohbet ediyorlar. Kimi de bürokratik soruları için sosyal görevliden
yardım alıyorlar. Birçok üyesi eşleriyle gelmese de, eşleriyle birlikte
gelenlerde var. Bunlardan biride bizim “Şükrü” namı diğer (komünist Şükrü).
Şükrü ile tanışlığımız eski yıllara dayanıyor. Şükrü’nün çocukları da
yetişip yanlarından ayrıldıktan sonra, kendilerine şenlik olsun diye bir
köpek aldılar, adı da “Leydi”.
Köpekleri olası severim, sevimli ve sadıktırlar.
Dernek lokali kalabalık, bizim Ali ayakta, kendince
diğerleriyle sohbet ediyor. Bu arada dışarı çıkmam gerekti.
Tam kapıyı açtım , Şükrü köpeğiyle karşımda.
Leydi’yi nerede görsem ilgi gösteririm, Leydi de bu ilginin
karşılığını bana bir türlü vermeye çalışır. Leydi beni tanıdığından hemen
iki arka ayağının üstüne kalkıp, ön ayaklarını göğsüme dayadı, kuyruğunu
sallayarak sevincini belirtti, ben de leydi’nin başını okşarken,
“Selamünaleyküm leydi” dedim. Dememle beraber lokalde bir sessizlik oldu.
Geri dönüp baktığımda Ali’yi öfkeli, öfkeli bana bakarken
gördüm. Durumu kavramıştım.
Bizim Ali(şemsiyeli), hem demokrat hem değil, hem Müslüman
hem değil, hem komünist hem değil ama sakın ola ki kapısından oruç geçmeye
üç aylar, ramazan, muharrem oruçlarının hepsini tutar. Bu arada hac’ca da
gitti geldi, oldu Hacı Ali.
Ali iki elini yana açıp kızgınca,
-Ne o ağabey, it’e selam mı veriyorsun. ? dedi.
-Evet Ali veriyorum ne olmuş. ?
-Olmaz ağabey it’e selam verilmez.
-Neden verilmez. ?
-Olur mu canım verilmez.
-Verilir Ali. Senin inancına göre tanrı, canlı, cansız
bütün varlıkları eşit yaratmış. Ayrısı gayrısı ne ki. ?
-Olmaz ağabey o it.
-Bak Ali sen it’i köpeği karıştırıyorsun.
Sen
şu , esrarcıya, eroinciye, kaçakçıya, katile, hortumcuya selam veriyorsun
değil mi. ?İşte asıl it onlar. Hiç zararsız şu güzel Leydi’ye selam verince
ne olur ki. ?
-Olmaz ağabey o insan değil.
-Olur Ali verilir. İstersen git cami’ye imamına sor, deyip
ayrıldım lokalden.
Ali, kimi görse beni şikayet etmiş, köpeğe selam verdi
diye.
Dernek ikiye ayrıldı. Kimi işin gırgırında kimi ciddi ciddi
konuyu tartışıyor. Kimi de bana gelip yaa kardeş vallahi ayıp etmişin hiç
köpeğe selam verilir mi diyor.
Gel de çık bu işin içinden.
Neyse ki zamanla bu konu güncelliğini yitirdi .
Ama yinede, “Selamünaleyküm Leydi”. . . Bütün hayvanların
Dünya Hayvanlar Günü kutlu olsun.
Hacı Ercan / Hollanda |