|
MERHABA DALAKÇILILAR
Biraz gecikmeli de olsa hayat hikayemi sizlerle paylaşmak
istedim. Ben Safi ERBAŞ.
Safi Çavuş’un oğlu Mehmet ERBAŞ ile Çöp Osman’ın kızı Fatma
ERBAŞ’ın ortanca çocukları olarak doğmuşum. Ablam Nuran, ben ve kardeşim
Sadi olmak üzere üç kardeşiz.
Ben soğuk bir kış günü Dalakçı’da doğmuşum. Doğum tarihim
tüm Dalakçı’lılar gibi muallak halinde olmakla birlikte 1967 sonu 1968
başları olarak söylenmektedir. Ben tabii ki hemen hemen lise sona kadar
çabuk büyüme ve büyük gösterme arzusuyla 1967 yılını doğum tarihi olarak
kullandım. Ama artık yolun yarısı geride kaldığı için (35 yaş şiirindeki
gibi) nüfus kağıdımda yazan 1969 yılını kullanıyorum. İki yıl kar ediyorum,
böylece iki yıl geç ihtiyarlayacağım.
Şaka bir yana, doğum yerim Dalakçı ama, altı aylıkken
Ankara’ya gelmişiz. Orta 3. sınıfa kadar Ankara’da okudum ve 12 Eylül
ihtilalinden 3 ay önce Almanya’ya babamızın yanına gittik. 3 yıl da orada
yaşadıktan sonra okumak amacı ile 1983 yılında tekrar Türkiye’ye döndüm.
Aynı yaz
ablam
da evlenince ben de onların yanında kaldım. Okula tekrar orta üçten devam
ettim. Almanya’daki üç yılım boşa gitmişti. Bunun sebebi de ilkokula 1973’te
başlamam. Nüfus kağıdına göre 4 yaşında başlamış olduğumdan, döndüğümde
yaşımın dengi sınıf orta 3’tü. Bu kadar karmaşa yeter. Bir yıl sonra
imtihana girdim ve Bahçelievler Endüstri Meslek Lisesi motor bölümünü
kazandım. Lise sonda da (yani 1987 yılında) Üniversite imtihanına girerek
Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi Almanca Bölümünü kazandım ve doğru
Adana’ya Oktay amcamın yanına gittim.
Burada gördüğüm dört yıllık eğitim zarfında eşim Melahat ile
tanıştım. Kendisi de Felsefe Grubunda okuyordu. Okul bittikten sonra 1992
yazında hem düğünümüz oldu hem de öğretmenlik için müracaat ettik ve göreve
başladık. Tayin yerimiz Batman !? Mecbur göreve başladık. Ama hayatta kalmak
mesele idi o zamanlar. Çünkü bizi bir
mezraya atamışlardı. Biz karı koca gittik ve okulu açtık. Kısa keseyim,
çünkü yazarsam roman olur. Zor şartlarda eğitim öğretime başladık. 1994
yazında da Asteğmen olarak Kıbrıs’ta askerliğimi
yaptıktan sonra yine Batman’a döndüm. Kısa süreli öğretmenlik ve idarecilik
görevlerinden sonra, girdiğim imtihanı kazanarak yurtdışında yaşayan
vatandaşlarımızın
çocuklarına
Türkçe-Türk Kültürü Dersleri vermek üzere Berlin’e
gönderildim. 2006 yılının yazında görev sürem dolacak ve ben Türkiye’deki
görevime döneceğim. Bu arada eşim de benim görevimden dolayı 4 yıl ücretsiz
izin aldı ve beni yalnız bırakmadı.
1993 yılında büyük kızım Ezgi, 1999 yılında küçük kızım Ece
ve 2002 yılında oğlum Mehmet
Efe dünyaya geldiler.
Dünyalar tatlısı üç evladımı bana veren ve beni her zaman
destekleyen eşim Melahat’a
burada teşekkür etmek istiyorum.
İyi ki varsınız.
Bütün Dalakçılıları candan kucaklıyor, acıların yaşanmadığı
bir dünyada hep beraber kardeşçe yaşamak dileği ile selam ve sevgilerimi
yolluyorum.
10. 01. 2005 Berlin
|